Yeni bir ev veya ofis aldınız ya da eşyanızı değiştireceksiniz. Birçok markanın onlarca ürününü internet’te dolaşarak ve showroom gezerek araştırdınız ama nafile, hiçbiri size uygun değil. Tek çözüm size özel mobilya. Bu konuda en doğru çözümün işin uzmanına danışılmasıyla başlayacağını düşündünüz...
İşte macera başlıyor...
Eş, dost tavsiyesi ile işinin ehli bir firma her şeyi çözer gibi görünüyor. Ama maalesef sıkıntılar tam da bu andan itibaren başlıyor. Beğendiğiniz ya da kafanızda tasarladığınız ürünü anlatmaya başlıyorsunuz. Hayır durun! Öncelikle uzman kişiyle aynı dili konuşmanız gerek. Yani aynı terminolojiye sahip olmanız gerekecek. Bunun için üründe istediğiniz fonksiyonların, malzemelerin nasıl tanımlandığını bilmeniz işinizi biraz kolaylaştıracaktır. Böylece hem biraz genel kültürünüz gelişmiş olur hem de olaya hâkimiyetiniz artmış olur. İki tarafın birbirini doğru anlaması bu işin önemli kısmıdır.
Kişisel bir mobilya yaptırıyorsanız, bunun yapılabilirliğine hem sizin inanmanız hem de ustayı inandırmanız şart. Yoksa kuaförde başınıza gelenler gibi azıcık uçlarından aldıracağım diye oturduğunuz koltuktan kısacık saçlarla ve bambaşka biri olarak kalktığınız durumdan farklısını yaşamazsınız. Bu işe kendinizi inandırmanız için daha fazlası lazım diyorsanız işte özel tasarlanmış bir üründe dikkat edilmesi gerekenler.
Fonksiyonellik:
Kişiye özel bir üründe herkesten farklı olmak ve estetik öncelikli denilse de kullanım kolaylığı, işlevsellik birinci planda gelir. Sizin ona hizmet ettiğiniz mobilyalar değil de onun size hizmet ettiği ürün tasarımlarına yönelmelisiniz. Bu nedenle her ürün öncelikle amacına tam hizmet edecek şekilde düşünülmelidir. Doğru kullanımı sağlayan ayrıntılardır ve bunun tespiti son derece önemlidir.İkinci olarak farklı ihtiyaçlarınızı da bir arada giderebilmelidir. Yani çok yönlülük. Sizi sınırlamamalı, özgürleştirmelidir.
Ürününüzü bütün ve parçalar olarak düşünün. Öncelikle bütüne ait işlevleri bir kenara yazınız. Sonra her bir parçayı önce kendine bakan sonra da diğer parçalara bakan yönüyle işlevlerini not ediniz. Aynı işlevi görecek parçaları birleştirmeye gayret ediniz.
Çok parçalı olmasından korkmayınız. Önemli olan her parçanın kullanımı sırasında işinizi tam görmesi. Örneğin bir çekmece. Çekmecenin içerisine dik ve yatay bölümler yaptırdığınız da bu parçaları hem çorap saklama hem de kravatlık\kemerlik\aksesuarlık olarak kullanabilirsiniz. Ama dikkat etmeniz gereken bu çekmecenin fonksiyonelliğini düşünerek el altında bir yerde olması. Demek ki fonksiyonlar arasında da öncelik ve sonralık var.
Çok yönlülük. Siz rakamsal olarak kaç kişi olursanız olunuz mutlaka ekstra kişiler çıkacaktır. Mobilyalarınızı birileriyle paylaşmak zorunda kaldığınızda fonksiyon kaybını en aza uğratmak yerinde olacaktır. Bu ise çok özellikli mobilyalarla mümkündür. Bölünebilen masa, yatak olabilen dolap, masa olarak kullanılabilecek sehpa takımı ve bazen dörtten fazla özelliği barındıran deyim yerindeyse hepsibirarada (all-in-one) mobilya çözümler.
Taşınabilirlik (mobilite) de diğer bir husus. Mobilya kelimesi zaten mobile’ den gelmektedir. Yani taşınabilir. Ancak bunu bir eşyayı bir yerden bir yere taşımaktan ziyade, şöyle algılamakta yarar var: Öyle ürünler tasarlatmalısınız ki bugün bulunduğunuz mekandan başka bir yere gittiğinizde de sorun çıkarmamalı. Mekanlarüstü olmalı. Daha doğru ifadeyle mekan bağımsız olmalı. Mümkün mü? dediğinizi duyar gibiyim. Kimi isteklerinizden ve abartıdan kaçındığınız takdirde gayet de mümkün. Önemli olan mekan değil sizsiniz. Sizin arzu, duygu, düşünce ve hayat tarzınız çünkü sonuçta siz değişmeyeceksiniz gittiğiniz mekana siz kendinizi yansıtacaksınız. Dolayısıyla en önemli konuya geliyoruz ki bu insanın kendini tanıması. Yunus Emre’yi hatırlamak ne kadar faydalı: “ilim ilim bilmektir ilim kendin bilmektir”. Önce kendimizi tanıyalım eşyaya kendi tarzımızı yansıttığımızı unutmayalım.
Fonksiyonların dişi ve erkek olarak ayrıldığını asla gözden kaçırmayın. Gerçekten de kadın ve erkeklerin ihtiyaçları da kullanım alışkanlıkları da birbirinden çok farklı. O nedenle tasarımın en başında parçaları düşünürken dişil ve ergil olarak ayırım yapmakta fayda var.
Mevsimler de işlev açısından dikkat edilmesi gereken bir nokta. Kış mevsiminde içeride kullandığınız bir ürünü yaz geldiğinde bahçeye almak gerekebilir. Güneş altına koymak gerekebilir. Ya da balkon sefasında yer vermek gerekebilir. Hatta yazın sereserpe kullandıgınız bahçe mobilyalarınızı, yastıkları gece olunca saklayacağınız dolaplar gerekebilir.
Bilgisayar kablo kanalları, ısıtıcı yerleri, bilgisayar kasa tutucuları.
Ergonomi:
Ürününüzün en önemli özelliklerinden biri de kullanım kolaylığı olacaktır. Peki, bunu hayal bir üründe nasıl belirleyeceğiz. Öncelikle bakmamız gereken nokta vücut yapımızla uygunluğu olacaktır. İşinize odaklı mobilya. En çok ve\veya en önemli yaptığınız iş nedir? Örneğin bir pazarlamacı için müşterisi ziyarete gelmiş ise onu ikna etmek için sunum ortamı, ya da sıcak bir ortam için gerekli oturma düzeni iyi olabilir. Müşteri ne çok rahat edip iş ciddiyetinden kaybetmeli ne de rahatsız bir ortamdan bunalarak sürekli dikkati dağılmalı.
Boyumuz, kilomuz varsa rahatsızlıklarımız, oturuş ya da yatış pozisyonlarımız. Otururken ayak ayak üstüne atmamız.
Aceleci-rahat yapımız, reflekslerimiz hatta tiklerimiz vaktimizin ne kadarını onunla geçireceğimizin bilgileri mobilyamızı kişiselleştirecek ve bize özel bir ergonomiye sahip olmasını sağlayacaktır.
En sık yaptığınız hareketler ve işlemler. Örneğin işiniz oturarak mı ayakta mı? Bilgisayar karşısında mı telefon başında mı?
İkincisi de diğer mobilyalarla arasında bir ergonomi ve uyuma bakmalısınız. Özellikle bir arada kullanacaksanız en az size uyumu kadar önemli.
Kullanılan malzeme seçimine gelince; taşınabilirlik, kırılganlık, sağlık, temizlik unsurlarını aklınızın bir köşesinde tutarak görünümüyle nasıl bir hava oluşturmak istediğinize karar verin sade, canlı, resmi vb...
Bir de buna karakterinizin görsel dışa vurumunun da yansımasını eklemek isteyebilirsiniz. Isı, sıcaklık, alanın genişliği gibi ortam şartlarını göz önünde bulundurmanız gereken diğer bir husus.
Temizlik konusunda hassas iseniz bazı malzeme ve renkler el izleri ve lekeleri, bazıları tozları çok daha fazla gösterir, bazıların da ise temizlenme güçlüğü vardır. Bütün bunları uzmanınıza sormayı unutmayınız.
Çevresel etmenlere dikkat edilmeli. Mobilyalarda en büy&
|