Mosder’in (Mobilya Sanayicileri Derneği) desteğiyle 02-06 Mayıs 2007 tarihleri arasında düzenlenen İstanbul Mobilya Fuarı imob 2007 fuarı bitti.
120.000 metrekarelik fuar alanının tamamını dolduran onlarca sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleşen imob’u yerli ve yabancı binlerce ziyaretçi gezdi. Turkmobilya.com olarak sektörün nabzını tutmak ve siz değerli ziyaretçilerimize bağımsız değerlendirmeler ve yorumlar sunmak; en son ve en yeni gelişmeleri anında duyurabilmek için 3 kişilik ekibimizle 2 gün boyunca fuarın fotoğrafını çekmeye çalıştık. Pek çok firma temsilcisiyle röportaj yapıp görüşlerini aldık.
Haberimiz üzerine İstanbul CNR Holdingden açıklama geldi. Tatmin edici olmaktan uzak açıklamayı etik değerlerimiz gereği aynen yayınlıyoruz.
Açıklama için tıklayınız |
Fuardan sıcak görüntülere ve ilginç enstantanelere fotoğraf galerimize tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Ancak işin özüne gelince; imob, katılımcılarını büyük bir sükût-u hayale uğrattı, bize göre de tam bir başarısızlık örneği yaşandı. Katılımcı firma temsilcileri fuar yönetimine tepkilerini Turkmobilya.com üzerinden dile getirdi.
Peki neden katılımcılar oldukça yüklü fatura bedelleri ödeyerek katıldıkları fuarı başarısızlık olarak değerlendirdi. İstedikleri iş bağlantıları neden gerçekleşmedi/gerçekleşemedi.
Maddeler halinde sıralayalım;
1. 5000-6000 civarında beklenen yabancı ziyaretçi rakamı 300-500 arasında kaldı. Yani 10 kişi beklenirken 1 kişi geldi.
2. Avrupa ülkelerinden beklenen katılım olmadı. Hollanda, İspanya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler yerine Irak, Cezayir, İran, Azerbeycan ve Türki Cumhuriyetlerden ziyaretçiler geldi.
3. Yerli ziyaretçi sayısında da büyük bir düşüklük gözlendi. Özellikle haftasonu beklenen yoğunluk yaşanmadı.
4. Fuar alanı sıcaktı hatta bunaltıcıydı. Gerek çalışanlar gerekse de ziyaretçiler artan sıcaklık nedeniyle sıkınıtılı saatler geçirdi. Çok geniş alana kurulu fuarı belki de tam olarak gezilemedi
5. Mobilya sektörünün krizde olduğu söylentilerine inat firma yöneticileri 2007 yılından çok umutlu olduklarını ifade ettiler ancak görüştüğümüz birkaç firma haricinde kimse fuardan beklentisine cevap bulamadığı görüşünde.
6. “Poşetcilik aldı başını yürüdü”. Ziyaretçiler her firmanın içi boş poşetleriyle ne yapacaklarını bilemedi. Poşet veya çanta ile mobilya sektörünün nasıl bir ilintiyle ilişkilendirildiği doğrusu Turkmobilya.com ekibi olarak anlayamadık.
7. Mobilya sektöründe hızla yükselen Polonya’ya ait stand tepki topladı. Türk mobilya sektörünü barındırdığını her hususta dillendiren fuar yönetiminin Polonya mobilyacılarını tanıtan standa neden fuayede yerverdiği tartışma konusu oldu.
8. İstanbul il sınırından itibaren dikkat ettiğimiz husus fuar yönlendirici tabela ve reklamlarının YOKluğu oldu. 10 milyon nüfusu olan İstanbul’un, evsahipliğini yaptığı Türkiye’nin en büyük (!) fuarından haberi yoktu. (Ekip olarak Ankara’dan yola çıktığımızda yanımıza harita dahi almamış nasılsa yönlendiriciler sayesinde fuar alanına ulaşırız diye düşünmüştük ne var ki ancak İstanbul Havalimanına yaklaştığımız sırada imob fuarını işaret eden bir tabela ile karşılaştık!)
Kısaca özetlediğimiz bu hususlar detaya inildiğinde azalmak yerine artıyor. Tabi burada şunu belirtmek gerekir ki dolaşan bir rivayet bu sorunlarda sadece fuar yönetimin değil de ülkemizin içinde bulunduğu siyasal ve sosyal durumun da sorumlu olduğunu gösteriyor. Rivayet şu: Fuara gelen yabancı konuklar zor şartlar ve sıkıntılı bir karar sonucu Türkiye’ye geldiklerini dile getirmişler. Çünkü yurtdışında Türkiye’de darbe olduğu, askerlerin her an yönetime el koyabileceği dolayısıyle ülkeye giriş yapanların bir daha çıkamaması sözkonusu olabileceği izlenimi oluşturulmuş. Askeri muhtıra denilen ve Internet’ten yayınlanan sözkonusu belge(!)nin kılcallarda Türkiye’ye ve üretici firmalara nasıl bir zarar verdiği bu tabloda çok açık görülmektedir.
Türkiye’nin ticarî ateşelikleri ve fuar yönetimi olası durumlara karşın neden yeterli tedbiri almadı bunu sormak gerekir? Konumuz siyasî olmadığı için bu kadarla yetiniyoruz. Ama işin ucu üreticiye ve üretime kadar uzanıyor ve zarar veriyor.
Yine de herşeye rağmen fuardan memnun olan firmalar da yok değildi. Çilek Odası, Seray, Merinos, İpek, Montel, Bostan’s gibi markalar fuardan yüzü gülerek ayrılanlardan. Özellikle Çilek Odası 1500 metrekarelik standında otuza yakın bayi anlaşması yaparak tanıtıma verdiği desteğin geridönüşlerini alan marka oldu. (Çilek Odası Pazarlama Müdürü Erkan AYDIN fuar alanında sık sık duyulan alkış seslerinin Çilek’in bayi anlaşmasının çalışanlar ve ziyaretçilerce kutlanması olduğunu belirtti) Merinos ise halıdan sonra mobilyada da iddialı olduğunu gösterdi. Seray yeni nosyon standıyla fuarın siyah incisiydi, oldukça iyi hazırlanan Seray da pek çok bağlantı yaptı. Yepyeni fabrikasını Ankara Kazan’da faaliyete geçirmek üzere olan yükselen marka Bostan’s deri mobilyasındaki kalitesini en konseptine taşımaya hazırlandığını ziyaretçilerine duyurdu. Eva Biesse markası ise birebir satış yapanlar arasındaydı. Bayileri ile hemdem olan İpek İş Geliştirme Direktörü Ramazan Konuk ise bayileri ile online sipariş yönetimi projesini hayata geçirdiğini ekibimize detaylı gösterimle anlattı. İpek bir başka yeniliği de ilk defa Turkmobilya.com aracılığıyle duyurdu: Online garanti belgesi. Ocak 2007 tarihinden itibaren İpek’ten alacağınız herhangi bir ürünün garanti belgesini artık saklamak zorunda değilsiniz. Adınız ve Soyadınızı söylerek hangi ürünün garanti belgesini herhangi bir zamanda ve herhangi bir İpek mağazasından temin edebilirsiniz. Gelişen bir marka olan Era Mobilya Yön. Kur. Bşk. Osman Çalışkan bu yıl nispeten dar alanda yeraldıkları fuarda gelecek yıl üç markaları ile ayrı ayrı yeralacaklarını kaydetti.
Fuar alanından bir başka dikkat çekici not ise A+ segmente hitap eden firmaların yaşadıkları çelişki oldu. Bilindik bir markanın, Turkmobilya.com için fotoğraf çekimine izin vermemesi krize yolaçtı. Halka bilgi aktaran bir portal olan Turkmobilya.com yine kamu için oluşturulmuş fuardan bilgi a